Duyu kaybı küçük yaraların fark edilmesini geciktirebilir. Bu nedenle ayakların her gün sistemli biçimde kontrol edilmesi önem taşır.

Diyabet ayağı neden tehdit eder?

Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri iki yolla ayağa zarar verir. Birincisi sinir hasarıdır: Ayaktaki ağrı, ısı ve basınç duyusu azalır. Ayakkabının vurduğu yer, küçük bir taş veya sıcak zemin fark edilmez. İkincisi damar hasarıdır: Ayağa giden kan akışı azalır, oluşan yara geç iyileşir ve enfeksiyona açık hale gelir.

Uluslararası Diyabetik Ayak Çalışma Grubu (IWGDF) 2023 rehberine göre diyabeti olan bireylerde yaşam boyu ayak yarası görülme sıklığı yüzde 19 ile 34 arasındadır ve her yıl yaklaşık yüzde 2’si yeni bir ayak yarası yaşar. Bu yaraların önemli bir kısmı, günlük kontrol ve basit koruyucu önlemlerle önlenebilir niteliktedir.

Türk Diyabet Cemiyeti de ayak sağlığı bilgilendirmesinde, doğru bakımla parmak kaybı ve gangren gibi ağır sonuçların baştan önlenebileceğini vurgular. Günlük kontrol, bu koruyucu zincirin ilk ve en ucuz halkasıdır.

Günlük ayak kontrolü nasıl yapılır?

Kontrol için en uygun zaman, ayakların gün boyu yüklenmesinden sonra akşam saatleridir. İyi aydınlatılmış bir yerde, oturarak ve ayakları rahatça görebilecek biçimde yapılmalıdır. Eğilmekte zorlanan kişiler için uzun saplı bir ayna veya bir aile üyesinin yardımı gerekir.

  1. Ayak tabanını inceleyin: Kızarıklık, çatlak, su toplaması, nasır, kesik veya renk değişikliği arayın. Ayna kullanarak tabanın tamamını görün.
  2. Parmak aralarına bakın: Nem, beyazlaşma, çatlak veya mantar belirtisi kontrol edin. Parmak araları en sık gözden kaçan bölgedir.
  3. Tırnakları kontrol edin: Batık, kalınlaşma, renk değişikliği veya çevresinde kızarıklık olup olmadığına bakın.
  4. Isıya ve şişliğe dikkat edin: Elinizin tersiyle iki ayağı karşılaştırın. Bir ayakta sıcaklık artışı veya şişlik erken iltihap işareti olabilir.
  5. Ayakkabının içini elinizle yoklayın: Taş, dikiş çıkıntısı veya kırışık astar, hissedemediğiniz bir yaranın nedeni olabilir.
  6. Bulguları not edin: Yeni bir değişiklik fark ettiğinizde tarihini ve yerini kaydedin; devam ederse sağlık profesyoneline gösterin.

Hangi bulgular önemsiz değildir?

Sağlıklı bir kişide bir nasır veya küçük bir kabarcık önemsiz kabul edilebilir. Diyabeti olan kişide ise aynı bulgu, altında gelişen bir yaranın tek görünür işareti olabilir. Aşağıdaki değişikliklerin hiçbiri kendiliğinden geçmesi beklenerek izlenmemelidir.

  • Basınç noktalarında kızarıklık: Bir gün sonra hâlâ solmuyorsa dokuda hasar başlamış olabilir.
  • Nasır altında morluk veya koyu renk: Nasırın altında kanama veya yara gelişmiş olabilir; kesinlikle evde kesilmemelidir.
  • Kabarcık veya su toplaması: Sürtünme ya da yanık işaretidir; patlatılmadan değerlendirilmelidir.
  • Parmak arasında çatlak veya beyaz yumuşama: Mantar ve bakteriyel enfeksiyon için giriş kapısıdır.
  • Ayakta şekil değişikliği: Ayak kemerinin çökmesi veya parmakların şekil değiştirmesi yeni basınç noktaları oluşturur.
  • Sıcak, kızarık ve şiş ayak: Yara olmasa bile ciddi bir tabloya işaret edebilir; aynı gün hekime başvurulmalıdır.

Doğru ayakkabı ve çorap seçimi

Diyabetik ayak yaralarının önemli bir kısmı uygun olmayan ayakkabıdan kaynaklanır. Dar burunlu, sert tabanlı veya iç dikişleri çıkıntılı ayakkabılar, hissedilmeyen basınç noktaları oluşturur. IWGDF rehberi, riskli hastalarda ayağın şekline uygun, yeterli derinlikte ve gerekirse özel tabanlıklı ayakkabı kullanılmasını önerir.

  • Ayakkabıyı öğleden sonra, ayaklar en şiş haldeyken deneyin; parmak ucunda en az bir santimetre boşluk kalmalıdır.
  • Yeni ayakkabıyı ilk günlerde kısa süreler giyin ve çıkardıktan sonra ayağı kızarıklık açısından kontrol edin.
  • Ev içinde bile çıplak ayakla veya yalnızca çorapla dolaşmayın; terlik yerine kapalı ve yumuşak ev ayakkabısı kullanın.
  • Dikişsiz, pamuklu veya nem çeken kumaştan, lastiği sıkmayan çoraplar tercih edin ve her gün değiştirin.
  • Ayak şekli bozulmuş veya daha önce yara geçirmiş kişilerde özel diyabetik ayakkabı için sağlık profesyoneline danışın.

Günlük ayak bakımının temel kuralları

Kontrolün yanında birkaç basit bakım alışkanlığı ayağı korur. Ayaklar her gün ılık suyla yıkanmalı, su sıcaklığı elle veya termometreyle kontrol edilmelidir; duyu kaybı olan kişi sıcak suyu fark edemez. Ayaklar bekletilmeden, özellikle parmak araları dikkatle kurulanmalıdır.

Kuruyan ve çatlayan cilt için parmak aralarına gelmeyecek şekilde nemlendirici uygulanmalıdır. Tırnaklar düz kesilmeli, köşeleri yuvarlatılmamalıdır. Nasır ve sertlikler evde jilet, bıçak veya nasır bandıyla giderilmemelidir; bu işlemler yalnızca eğitimli bir profesyonel tarafından yapılmalıdır.

Sigara, ayağa giden kan akışını daha da azaltır ve yara iyileşmesini engeller. Kan şekerinin hedef aralıkta tutulması ise hem sinir hasarının ilerlemesini yavaşlatır hem de oluşabilecek bir yaranın iyileşme şansını artırır.

Ayakta yara oluştuysa ilk adımlar

Tüm önlemlere rağmen bir yara fark edildiğinde yapılacak ilk şey, yara üzerine basmayı bırakmaktır. Yaranın üzerine yük binmeye devam ettiği sürece hiçbir pansuman iyileşmeyi sağlayamaz. Yara temiz suyla veya serum fizyolojikle yıkanıp temiz, kuru bir pansumanla örtülmeli ve aynı gün içinde sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.

Diyabetik ayak yarasında bekle ve gör yaklaşımı tehlikelidir. Yüzeysel görünen bir yara birkaç gün içinde derin dokulara ve kemiğe ulaşabilir. Yara çevresinde kızarıklık, akıntı, kötü koku, ateş veya kan şekerinin açıklanamayan biçimde yükselmesi enfeksiyon işaretidir ve acil değerlendirme gerektirir.

Değerlendirmede yaranın derinliği, enfeksiyon durumu ve dolaşım incelenir; yükü yaradan uzaklaştıran ayakkabı, tabanlık veya yürüteç gibi çözümler planlanır. Bakım, diyabet hekimi ve gerekirse damar cerrahisi ile eş güdüm içinde yürütülmelidir.

Ankara’da diyabetik ayak takibi

Ankara Uzman Yara Bakım, diyabeti olan bireylerde ayak yaralarını evde veya klinikte değerlendirir. Yara olmayan ancak duyu kaybı, şekil bozukluğu veya geçirilmiş yara öyküsü bulunan yüksek riskli kişilerde de düzenli ayak kontrolü planlanabilir. Aktif yarası olan hastalarda bakım planı, izleyen hekimle paylaşılır.

Günlük kontrol alışkanlığı, yara bakım profesyonelinin desteğiyle birleştiğinde diyabetik ayağın en ağır sonuçlarını büyük oranda önler. Diyabetik ayak hizmetimizi inceleyebilir veya iletişim sayfamızdan ön görüşme talebinde bulunabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Diyabet hastası ayaklarını ne sıklıkla kontrol etmeli?

Her gün, tercihen akşam saatlerinde bir kez tam kontrol yapılmalıdır. Duyu kaybı, ayak şekil bozukluğu veya geçirilmiş yara öyküsü olan kişilerde ayakkabı çıkarıldığında ek bir hızlı kontrol önerilir.

Diyabetli kişi nasırını kendisi kesebilir mi?

Hayır. Jilet, bıçak veya nasır bandı gibi yöntemler fark edilmeyen kesiklere ve yaraya yol açar. Nasır ve sertlikler yalnızca eğitimli bir sağlık profesyoneli tarafından giderilmelidir.

Ayaklarımı hiç hissetmiyorum, yara olsa anlar mıyım?

Duyu kaybı olan kişiler yarayı ağrıyla fark edemez. Bu nedenle kontrol gözle ve elle yapılmalıdır: kızarıklık, şişlik, ısı farkı, çorapta leke veya ayakkabıda ıslaklık yaranın dolaylı işaretleri olabilir.

Diyabetik ayakta hangi ayakkabı güvenlidir?

Geniş burunlu, yeterli derinlikte, yumuşak iç yüzeyli, dikiş çıkıntısı olmayan ve topuğu kavrayan kapalı ayakkabılar güvenlidir. Riskli kişilerde ayağın şekline göre yapılmış özel tabanlık veya ayakkabı gerekebilir.

Ayakta küçük bir yara fark ettim, birkaç gün bekleyebilir miyim?

Beklemeyin. Diyabetik ayakta küçük yaralar günler içinde derinleşebilir. Yaranın üzerine basmayı bırakın, temiz pansumanla örtün ve aynı gün bir sağlık profesyoneline değerlendirtin.

Yararlanılan kaynaklar ve rehberler

Bu yazıdaki bilgiler aşağıdaki resmi kurum ve uzman kuruluş yayınlarına dayanmaktadır. Bağlantılar yeni sekmede açılır.

YB
İçerik İnceleyen & HazırlayanAnkara Uzman Yara Bakım Hemşirelik Ekibi

Yara bakım hemşiresi tarafından hazırlanmış ve incelenmiştir. İçerik, yukarıda listelenen güncel klinik rehberler ve güvenli yara bakım prensiplerine uygundur.

Tıbbi Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu yazı kişisel tanı veya tedavi önerisi değildir. Acil belirtilerde 112’yi arayın veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

* Sitedeki içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, teşhis veya tıbbi tedavinin yerine geçmez. Acil durumlarda 112 Acil Servis’e veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.